Ben Erken Büyüdüm,
Geç Anlaşıldım
Hayatın yükünü küçücük omuzlarıma aldım.
Daha oyun çağındayken dertlerle tanıştım,
Ben herkesi düşünürken kendimi unuttum,
Bir ömür başkaları için yaşadım da
Bir gün olsun kendim için yaşayamadım.
Kim dost, kim düşman, acılarla öğrendim.
Diplomam olmayabilir, eksik kalmış yanlarım,
Ama kimsenin bilmediği koca bir dünya var içimde,
Bir de sustukça büyüyen, anlatamadığım yaralarım,
Bir de kimseye gösteremediğim gözyaşlarım…
Kaç kere içten yıkıldım, dışımdan belli etmedim.
Herkes beni güçlü sandı, kimse hâlimi sormadı,
Gülüşümün arkasında neler saklı, kimse anlamadı.
Ben başkalarının derdine merhem olmaya çalışırken
Kendi yaralarıma bir damla merhem bulamadım.
Benim de içimde bir çocuk vardı, erken yaşlandı.
Benim de sevilmeye, anlaşılmaya ihtiyacım vardı,
Ama hayat karşıma hep başka sınavlar çıkardı.
Bir yanım dimdik durdu, bir yanım sessizce dağıldı,
Kimse görmedi içimde kaç mevsim kış yaşandı.
Geçmişin sokaklarında kendimi arıyorum.
Nerede o küçük çocuk, nerede eski gülüşüm?
Hangi acının içinde kayboldu benim gençliğim?
Ben ne zaman büyüdüm, ne zaman yoruldum,
Bir bakmışım, herkese yetişirken kendime geç kalmışım.
Yokluğun ne demek olduğunu yüreğim erken bildi.
Bazı eksiklikler vardır, yıllar geçse dolmuyor,
İnsan bazen kalabalıkta bile kendini bulamıyor.
Ben içimde nice fırtınayı sessizce atlattım,
Kimseye yük olmayayım diye acılarımı sakladım.
Birine değer verdim mi kolayca silemedim.
Beni kıranlara bile kötü söz söyleyemedim,
Kendi canım yanarken başkasının canını yakamadım.
Belki de en büyük hatam buydu bu hayatta,
Herkesi kendim gibi bildim, kayboldum insanlarda.
Birlikte güldüğüm günlerde yanımda duranlar…
Ne zaman dara düştüm, birer birer uzaklaştılar,
Benimle güzel günleri paylaşıp acımı bana bıraktılar.
O gün anladım, herkes dostum diyebilir insana,
Ama herkes yoldaş olamaz ömür denen bu yola.
Beni üzen insanların kalbine benzemek istemedim.
Çünkü ben çok şey kaybettim, insanlığımı kaybetmedim,
Düştüğüm her yerden kalktım, umudumu tüketmedim.
Beni hayat yordu diye kalbimi taşa çevirmedim,
Ben bu kadar yara aldım diye sevmekten vazgeçmedim.
Belki içimdeki bu koca fırtına bir gün diner.
Belki bir insan çıkar, gözlerime bakıp anlar,
Sözlerimin arkasında sakladığım o yorgun adamı tanır.
Benden güçlü olmamı değil, biraz dinlenmemi ister,
“Artık yorulma,” der, başımı omzuna yaslar.
Yarım kalan hayallerimi yeniden hatırlarım.
Çocukluğumun benden aldığı ne varsa geri gelmez,
Ama belki yarınlarım, dünlerim kadar acıtmaz.
Ben hâlâ içimde güzel günlere inanıyorum,
Her şeye rağmen yeni bir başlangıcı bekliyorum.
Bir hayatın içinde bin hayat yaşadım,
Daha yolun başındayken kaç kere yoruldum.
Beni dışımdan tanıyan, kendince hüküm verir,
Ama kimse bilmez geceleri içimde neler ölür.
Benim hikâyem birkaç cümleye sığmayacak kadar derin,
Benim suskunluğum, anlatamadığım binlerce şiir.
Ben insanlığımla, sevgimle, mücadelemle ayaktayım.
Hayat benden çok şey aldı, bunu inkâr edemem,
Ama yüreğimdeki iyiliği kimseye teslim edemem.
Çünkü ben yoklukta da insan kalmayı başardım,
Herkes kendi yoluna giderken ben yine de ayakta kaldım.
Şöyle söyleyin benim için, birkaç kelimeyle:
“O, çocukluğunu ailesi uğruna feda eden,
Kendi yarasını saklayıp başkasının derdine üzülen,
Düştüğünde elinden tutan olmasa da yeniden ayağa kalkan,
Dünyaya yenilse bile insanlığına yenilmeyen bir adamdı.
Adı Emrullah Çitil’di…
Çok şey yaşadı, çok şey sustu,
Ama kalbindeki iyiliği hiçbir zaman kaybetmedi.”
🥀
SÖZ: EMRULLAH ÇİTİL
SÖZ: EMRULLAH ÇİTİL

Bir yanıt yazın